Yumurta Sevmeyen Çocuğa Yumurta Yedirecek Renkli Omletler

Ebeveyni tarafından çocuğa yumurta uzatıldığını, ebeveynin karşısındaki 5 yaşlarındaki çocuğun ise tek elini kaldırıp suratını başka yöne çevirip tiksinerek reddettiğini görüyoruz. İllüstrasyon kendimizleyiz.com'a özel olarak ressam Miray Özçelik tarafından elle çizildi.

Yumurta sevmeyen çocuğa yumurta yedirmek istemenin yarattığı hüznü biliyorum. Kızım da zaman zaman bir şey seçer ve ‘ben onu yemem’  der.

Açıkçası zorlamak yerine ‘peki, bunu yemiyoruz’ der ve o öğün için kaldırırım fakat o şeyi ona farklı tarifler içinde kullanarak yedirmeye devam ederim.
Ne zaman ki bu tariflerden birini çok sever ve artık ‘ondan istiyorum’ demeye başlar, o zaman ona onun aslında ne olduğunu söylerim.
Yumurta da bizde böyle oldu, çok küçükken severek yerdi fakat bir zaman sonra onu hiç sevmediğine karar verdi. Sonra ona renkli omletler hazırlamaya başladım, ne olduğunu bilmediği bu üç çeşit sıvı hamur gibi görünen şeyleri işaret edip, hangi rengi yemek istediğini soruyordum, istediklerini tavaya döküyordum ve pişen şeyi bayılarak yiyordu.
Bir zaman sonra ‘o renkli hamurlardan pişirelim mi tavada bugün de’  demesiyle ona ‘Renkli omletler? Olur. Ben de renkli yumurtayı seviyorum, senin de sevmene seviniyorum.’ dedim.
Yumurta mıymış o? diye biraz bozuldu ama tarifi sevdiği için yemeye devam etti.


Yumurta Sevmeyen Çocuğa Yumurta Yedirirken Püf Noktalar

Kandırıyoruz diye üzülmek mümkün, ancak çocuk tarifi sevip alıştıktan ve tekrar istemelere başladıktan sonra aslında ne yediğini ona zaten söyleyeceğiz. Bu kandırmak değil, damak tadını yeni dokulara alıştırma süreci. Ön yargılı olduğu bir malzemeyi farklı şekillerde denemek istemeyeceği için başta söylemeyip bir de böyle deniyoruz, sonra ona doğruyu söyleyeceğiz.
Yani aslında yumurtayı göstermiyoruz ama ‘yumurta yok’ da demiyoruz. Yumurtalı olduğunu tarifi seveceği zaman söylemek üzere erteliyoruz. Çünkü ‘yumurta sevmiyorum’ dediği zaman ‘bir de şöyle deneyelim’ dediğimizde de denemeyecektir.

O yüzden şimdilik sadece ‘yumurta yedirme’ kısmına odaklanalım.

  • Çocuk hazırlık sürecimizi görmesin, yumurtaları kırarken görürse ‘ben ondan yemem’ diyecektir. Onun gördüğü, tavaya dökülüp pişmek için hazır hale gelmiş, çırpılmış renkli sıvılar olmalı.
  • Ona seçim yaptıralım. Üç farklı renk omlet söyleyeceğim size (siz başka malzemelerle çeşitlendirebilirsiniz), bu üç renkli malzemeyi gösterip ‘hangi rengi pişirelim? istersen minik minik hepsinden de yapabiliriz?’ diye sorun, kendi seçsin. Kendisine birşey yediriliyor gibi değil, bu konuda söz sahibi olduğunu hissetsin.
  • İki tarafı da piştiğinde rendelenmiş kaşar dökmek ister misin üzerine? gibi tekliflerde bulunup ona peynir parçaları dizdirebilir ya da rendelenmiş kaşar serptirebilirsiniz, kendisinin de dahil olduğu bir hazırlık süreci onda yemeği bir zorunluluk olmaktan çıkarıp bir başarıya çevirecektir. Hatta kendiniz için de hazırlayın ve peynirini o serpsin, sonra oturup yerken ona ‘ellerine sağlık, harika olmuş çok lezzetli yapmışsın’ demeyi unutmayın. Çocuklar mutfakta birlikte zaman geçirmeyi severler ve beraber yapılan bir yemeğin tadına bakmaya daha yatkın olurlar.
  • Bitirmek istemediğini söylerse zorlamayın, ‘daha lezzetli olması için sence ne gerekiyordu? diye sormayı deneyin. Değişik malzemeler ekleme seçeneği olduğunu söyleyin, gerçekten yemek yapıyor olduğuna ikna olsun. Mesela ‘Demek beğenmedin, ne olsa daha güzel olurdu? Biraz pastırma ya da zeytin parçaları sence bunu daha güzel yapar mıydı?’ gibi fikirler verebilirsiniz. Bir dahakine öyle yapalım hatırlat bana diyebilirsiniz.

Renkli Omletler Nasıl Yapılır?

Pembe, yeşil ve turuncu renkli omletler için benim renk olarak kullandığım üç malzeme var. Pancar, ıspanak ve havuç! Harika değil mi? Hem inanılmaz sağlıklı hem de tam kış mevsiminde olduğumuz şu günler için mükemmel sebzeler.

Açıkçası pancar gibi sağlıklı bir sebzenin pembe ve ıspanak gibi sağlıklı bir sebzenin ise yeşil olmasına çok seviniyorum, bu sayede onları renk olarak kullanarak her şeyin içine dahil edebiliyorum. 

Pembe Omlet

Haşlanmış bir pancarı püre haline getirip yumurta ile çırpıyoruz bunun için. Yumurta kokusunu biraz alması ve kaygan omlet formundan biraz çıkarıp pankek gibi de hissettirmesi için biraz tam buğday unu ekleyebiliriz karışıma.
Çocuk bunu pişmemiş hali ile gördüğünde pespembe sıvı bir hamur ile karşılaşacak.

Ispanaklı Omlet

Güzelce yıkanmış çiğ ıspanak yapraklarını birazcık zeytinyağı ve yumurta ile blenderdan geçirip, aynı şekilde bu karışıma da biraz tam buğday unu koyalım. 

Bu da pişmemiş hali ile yemyeşil bir sıvı hamur olacak, Shrek gibi!

Turuncu Omlet

Havucu soyup ince rendeledikten sonra biraz zeytinyağı ile tavada hafifçe soteliyoruz, bu havucun tatlı yanını da iyice ortaya çıkarıyor.

Sotelediğimiz rendelenmiş havucu yumurta ve azıcık tam buğday unu ile çırpıyoruz.
İşte bu kadar, turuncu sıvı hamurumuz da hazır!


Un ilavesini neden yapıyoruz?

Çocuk yumurta fikrine karşı olduğu için, omletin o kaygan yumurta dokusunu hissettiğinde ‘bu yumurta’ diyebilir ve henüz tadına bile bakmadan reddedebilir. Kokusunu da alabilir. Bu sebeple çok az un ilavesi yapıyoruz ki pankek gibi bir doku kazansın. Hatta dilerseniz biraz kabartma tozu takviyesi ile daha puf bir form kazandırabilirsiniz.

Pişirirken

Renklerini korumak için yüksek ateşten kaçınıyoruz. Kısık-orta ateşte, ocağın küçük ya da ondan bir büyük kısmında iki taraf da pişene kadar çok kurcalamadan pişiriyoruz. Çok az tereyağı hindistan cevizi yağı ya da zeytinyağı ile tavayı biraz nemlendirebiliriz, bu da yumurta kokusunu biraz daha alacaktır.
Tavaya döktüğümüzde üzerini bir kapak ile kaparsak üzeri de buhar ile hafifçe pişer ve çevirmesi kolaylaşır, puf puf bir form kazanır.

Yumurta Tarifimizi Çocuğa Daha Çok Sevdirmek İçin Ekstra Yapabileceklerimiz

Çocuğumuzu mutfağa çağırdık ve üç renk sıvı karışımı gösterip ‘hadi birlikte kahvaltı hazırlayalım’ dedik. İstediği rengi seçebileceğini, hatta isterse hepsinden de yapabileceğimizi de söyledik. Bu tarifin ne olduğunu sorarsa ‘bizim seninle özel renkli tarifimiz’ gibi bir isim uydurup veya ‘henüz isim vermedim, ne olmasını istersin?’ gibi cümlelerle yalan da söylememiş olabilirsiniz.

  • Rendelenmiş kaşar peyniri, ince peynir dilimleri, ceviz, pastırma, eğer seviyorsa doğranmış dereotu, çörekotu, haşhaş, susam gibi seçenekler verip süslemesini isteyebilirsiniz. Arasına sıcakken kaşar peyniri konup katlandığında çok güzel oluyor tadı, kokusu da hiç kalmıyor.
  • Omleti büyükçe hazırlayıp arasına krem peynir, taze nane yaprakları gibi şeyler koyup rulo yapıp sushi gibi dilimlediğinizde de çok güzel oluyor.
  • Kurabiye kalıpları ile şekilli şekilli kesip, bir tabağa üçünden de bir sürü koyabilirsiniz, böylece üç sebzeden de yemiş olur yumurtanın beraberinde.
  • Yuvarlak ve bir su bardağının ağzı kadar bir boyutta yapıp aralarına krem peynir sürüp birleştirip, üzerine tekrar krem peynir, zeytin parçaları, pastırma veya salam gibi (eğer veriyorsanız) parçalar gibi onun sevdiği şeylerle ve sevdiği yeşillikler ve susamlarla süsleyip minik ve renkli birer pastane ürünüymüş gibi gösterebilirsiniz.

Kızımın favori renkli omleti:

Kızım üç rengi de seviyor, hepsinden birer tane küçük-orta boy arası yapıyorum. Krem peynir sürüp üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpip mavi haşhaş ve susam serpip yarım ay gibi sıcakken ikiye katlıyorum, kaşar eriyor.

Kalan karışımı kapalı bir cam kavanozda buzdolabının kapak kısmı değil; iç raflarında bir gün daha saklayıp ertesi sabah da kullanabilirsiniz. Bekledikçe kıvamı koyulaşmışsa undan sebep olmuştur, birazcık sütle açabilirsiniz. Ertesi sabah kullanmadan önce kokusunu kontrol edin, herkesin buzdolabı ayarı farklı olabilir. 

Çocuğu Zorlamamak Neden Önemli?

Tat ve koku seçme çocuklara özgü değil, yetişkin olarak bizlerde de var. Evcil hayvan besleyenlerimiz bilir ki, bu aslında her canlıda olan bir özellik, kedimin mamasını bulamayıp yerine farklı bir marka aldığımda o bile aç kalma pahasına yemeyebiliyordu mesela. Damak tadı diye bir şey her canlı için geçerli.

Hele ki yumurta gibi baskın sülfürik kokulu bir besin herkes için çok kabul edilebilir olmuyor. Koca yetişkin halimle ben; bulaşık makinesinden çıkardığım temiz bardakla su içerken bardaktan yumurta kokusu alıp iğrenebiliyorum diye, bulaşık makinesine yumurtalı bulaşık koymamaya ve onları ayrıca elde yıkamaya özen gösteriyorum. Yumurta, bulaşık makinesinde bile geri kalan her şeyi de kokutabilecek kadar yoğun bir kokuya sahip besin.
Sağlıklı olduğu konusu da sarsılmaz ama.
Yumurta sevmeyen çocuk sürpriz değildir. Çocuğumuzla sevmediği sağlıklı şeyler yüzünden tartışmaya gerek yok, sevmediği bir şeyi sevmeye karar vermesine sebep olamayız. Ama onun kendi başına denediğinde hiç sevmediği o besini alıp farklı formlar ve lezzetlere dönüştürebilmemiz mümkün.
Mesela bamya yemeği sevmeyen kızıma bamyayı fırında çıtır hale getirip, yoğurtlu sosa banarak yemesi için veriyorum ve bayılıyor, bunu sulu yemek şeklinde tüketmek zorunda değil; yemesi yeterli.

Karnabaharı sulu yemek şeklinde sevmez ama köfte olarak yer mesela.
İnatlaşmaya gerek yok, orta yollar mümkün. Sağlıklı olduğu için yemesine karar verdiğimiz şeyi reddetmesini kişisel olarak algılamamalıyız, o bir insan ve bir şeyleri sevmeyebilmesi de normal. O zaman başka şekilde yeniden deneriz.

Siz yumurtayı ne şekillerde veriyorsunuz? Çocuğunuzun sevmediği bir besini yedirmenin farklı yöntemlerini deneyip başarılı oldunuz mu? Yorumlarda paylaşırsanız çok mutlu oluruz.

Fikriniz ve deneyimlerinizi paylaşmaktan çekinmeyin

kendimizleyiz sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin